Yunan tanrılarının birçok tabloya ilham olduğu, edebiyatta kendilerine ait destanları olduğu ve farklı yazarların bu destanlara dokunuşlarıyla farklı hikayelerin türetildiği herkes tarafından bilinir. Yunan tanrılarından kalan bu miras yalnızca sanatsal mecralarda değil, günlük hayatta kullandığımız kelimelerde de yer edinmiştir. Birçoğumuz kulağa güzel gelen ve kullanmayı sevdiğimiz kelimelerin kökenini ve hikayesini bilmiyoruz. Bu yazıda Yunan tanrılarının etimolojiye kazandırdığı kelimelere bakacağız.
Narcissist:
Narsist kelimesi, Eski Yunanca Νάρκισσος (Nárkissos) kelimesinden gelir ve “kendini aşırı sevmek” anlamındadır. Hikayeye göre, Narcissus oldukça alımlı ve yakışıklı bir delikanlıydı. Üstelik yetenekli bir avcıydı da. Herkes onun güzelliği karşısında büyülenirdi. Bu sonsuz ilgi Narcissus’a kibir olarak geri dönmüştü. Ancak, peşinde koşanlara rağmen o kimseye yüz vermiyordu. Bir gün nehir kenarında suya eğildiğinde kendi yansımasını gördü. Suyun yüzeyindeki adam öyle güzeldi ki kendisine engel olamadan orada ona aşık olmuştu. Ona ulaşmaya çalışıyor fakat suya ellerini dokundurunca kaybolan yüz karşısında kahroluyordu. Yemeden içmeden günlerce o nehir kenarında sudaki adamı izlemiş, oradan uzaklaşmayı reddetmişti. Bazı kaynaklar, en sonunda suya doğru eğilen Narcissus’un suya düşüp boğulmasını anlatırken bazıları yemeden içmeden kesildiği için bitap düşen bedeninin eridiği anlatır. Her iki hikayede de bedenin kaybolduğu o yerde nergis çiçekleri ortaya çıkar. Sarılı beyazlı nergis çiçeklerinin adı da bu hikayeden gelmektedir.

Ovidius Metamorfozlar (Metamorphoses) eserinde, Narcissus’un kendi yansımasına aşık olmasından en başta bihaber olduğunu yazar: “Boş bir umutla kendini kandırıyor, suyun içinde var olmayan bir bedene tutkun.” (Metamorphoses, Kitap III, ss. 416-417) Lakin sonradan dokunduğunda kaybolan yansımanın onda bıraktığı acı büyür ve kendi yansıması olduğunu fark ettiğinde bile aşkın pençeleri arasından kurtulamaz. “Ey aldatıcı su, neden beni kandırıyorsun? Ne yapacağımı bilmiyorum! Onu bırakıp gidemem, ama ona da dokunamıyorum.” (Metamorphoses, Kitap III, 430-432) Tıpta Narsistik Kişilik Bozukluğu’na sahip insanların narsist olduklarının farkında olmaması da buradan gelmektedir.
Echo:
Eski Yunanca Ἠχώ (Êkhṓ) kelimesinden gelir. Yunancada bu kelime “sesin yankısı” anlamına gelir. Şimdiki anlamı ise bir sesin tekrarlanması ya da bir sesin yansıyarak tekrar duyulması olan Echo, aslında Narcissus ile aynı hikayede geçen bir orman perisinin adıdır. Echo oldukça konuşkan ve neşeli bir orman perisiydi. Tanrı Zeus eşi Hera’dan gizli perilerle vakit geçirirdi ve Echo Hera bundan şüphelenmesin diye sürekli konuşarak tanrıça Hera’yı oyalardı. Bir gün Hera bunu fark ettiğinde Echo’ya bir lanet okudu. Artık kendi başına konuşamayacak, sadece başkalarının söylediği sözleri tekrar edebilecekti.
Echo, bir gün ormanda gezerken yakışıklı avcı Narcissus’u gördü ve ona orada aşık oldu. Duygularını ona anlatmak istedi ama yalnızca Narcissus’un söylediklerini tekrar edebiliyordu. Narcissus bu duruma sinirlendi ve onu anında reddetti. Bunun acısıyla Echo bir mağaraya sığındı ve kara sevda onu bitap düşürdü. En sonunda bedeni eridi ve geriye sadece mağara duvarlarına çarpıp yankılar oluşturan sesi kaldı. Bazı kaynaklar, Narcisuss’un kendine aşık olmaya mahkum olmasının sebebinin aşkını reddettiği insanlar ve en sonunda Echo yüzünden tanrıları sinirlendirdiği için ona lanetlendiğini anlatır.
Panic:
Kelimenin ilk versiyonu, Πανικός (Panikos) şeklindedir ve Pan’a özgü, Pan’dan gelen korku anlamında Yunancada yerini almıştır. Kelime mitolojideki kırların, ormanların, çobanların ve sürülerin koruyucu tanrısı Pan’dan gelmektedir. Pan’ın babası Hermes, annesi ise Truva savaşındaki prenslerden biri olan Dryops’un peri kızlarındandır. Pan yarı insan, yarı keçiye benzer. Başında iki koca boynuza, kıllı bir vücuda ve bedeninin alt tarafında keçi bacaklarına sahiptir. Mitolojideki yarı keçi, yarı insan olan satirlerle Pan oldukça benzese de satirlerin yüzleri daha çok insan gibidir. Oysa Pan’ın yüzü hayvansıdır ve annesi bu yüzden doğumundan sonra ondan korkup kendisini terk etmiştir.
Efsaneye göre, Pan’ın en büyük hobisi ormanda saklanıp insanları korkutmaktı. Pan ağaçların ardına saklanır ve birden ortaya çıkarak insanlara korku salardı. İnsanlar bu ani korkuya kapılıp kaçmaya başladığında, yaşadıkları duyguya Panik Korku denmiştir. Panik Atak kavramının oluşma süreci ise savaşlarda, askerlerin açıklanamayan bir korkuyla dağılıp kaçmak istemesinden sonra ortaya çıkmıştır. Zamanla tıptaki yerini, Pan’ın yaşattığı ani korkuya da ithafen, nedensiz birden ortaya çıkan korku nöbetleri anlamında kazanmıştır.

Nemesis:
Nemesis kelimesi, günümüzde İngilizcedeki baş düşman anlamını nereden kazanmıştır? Bunu çözmek için mitolojide güçlü ve korkulan tanrıça Nemesis’ten bahsetmek gerekir. Eski Yunanca’da νέμειν (némein) fiili “dağıtmak, pay etmek, hak etmek” anlamına gelirken, Νέμεσις (Némesis) kelimesi ise “hak edilen ceza, ilahi intikam, adaletin yerine gelmesi” gibi anlamlar taşır. Yani mitolojide Nemesis, insanların hak ettikleri kadere ulaşmalarını sağlayan tanrıça olarak görülmüştür.
Antik Yunan’da ilahi adaleti sağlayan tanrıça olan Nemesis, özellikle aşırı kibir (hubris) sergileyenleri cezalandıran bir figürdü. En bilinen hikayelerinden biri de Narcissus ile bağlantılıdır. Narcissus’un onu sevenleri reddedip kibirlenmeye başlaması sonucunda, gölde onu kendi yansımasına aşık eden Nemesis olarak anlatılır. Aşıklarını reddeden Narcissus’a bu cezayı layık görmüştür.

Kelimenin ilk karşılığı ilahi adalet olsa dahi, popüler kültürün de etkisiyle Batman ve Joker gibi karakterin arasındaki rakip-düşman ilişkisini tanımlayan anlamı ağır basmıştır.
Titanic:
Bu kelimenin tanrılar konusunda alakasız olduğunu düşünebilirsiniz, elbette size 1993 yılındaki Kate Winslet ve Leonardo Dicaprio’nun oynadığı filmin adına da ilham olmuş Titanic gemisinden bahsetmeyeceğim. Titanic, devasa ve görkemli yapılara verilen bir isimdir ve dönemin en büyük ve lüks gemilerinden biri olarak yapıldığı için Titanic’in gücünü ve görkemini vurgulanmak için bu isim seçilmiştir.
Titanic kelimesi, Ortaçağ Fransızcasında Titanique şeklinde kullanıldıktan sonra görkemli anlamını kazanmıştır. Ancak kelimenin kökeni, mitolojideki tanrıların savaştığı titanlardan gelmektedir. Titanlar, Olimpos tanrılarının atalarıydı ve Zeus’un liderliğinde Olimposlular tarafından devrilene kadar dünyayı yönettiler. Tanrıların kralı olarak görülen Zeus’un ve modern kültürde herkes tarafından bilinen kardeşleri Posedion ve Hades’in babası Kronos, titanların başıydı.

References:
- https://en.wikipedia.org/wiki/File:Cornelis_Cornelisz._van_Haarlem_-_The_Fall_of_the_Titans_-_Google_Art_Project.jpg
- https://en.wikipedia.org/wiki/Titanic#:~:text=Background,-Duration%3A%206%20minutes&text=The%20name%20Titanic%20derives%20from,the%20class%20was%20HMHS%20Britannic.
- https://dictionary.cambridge.org/dictionary/english/titanic
- https://www.historytoday.com/archive/foundations/myth-narcissus
- https://www.etymonline.com/search?q=nemesis
- https://www.merriam-webster.com/dictionary/nemesis
- https://yenibenlik.com/blog/panik-bozukluk-nedir-ve-belirtileri-nelerdir#:~:text=Panik%20kelimesinin%20k%C3%B6k%C3%BC%20olan%20%E2%80%9CPan,biterek%20onlar%C4%B1%20korkutmas%C4%B1%20ile%20me%C5%9Fhurdur.
- https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-11290/pan/
- https://www.google.com.tr/url?sa=i&url=https%3A%2F%2Fkayiprihtim.com%2Fhaber%2Fistanbul-1-700-yillik-pan-heykeli-bulundu%2F&psig=AOvVaw1yiNS3JYuuyP57dYOE1xqX&ust=1740228460209000&source=images&cd=vfe&opi=89978449&ved=0CBcQjhxqFwoTCKDO1a3m1IsDFQAAAAAdAAAAABAE
- https://pavlovspartner.com/narkissos-miti-nedir/
- https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-15724/narcissus/
- https://www.britannica.com/topic/Narcissus-Greek-mythology
- https://en.wikipedia.org/wiki/Echo_and_Narcissus
- https://orionunevi.weebly.com/writings/sudaki-yansma-narcissus-ve-echo
- https://dictionary.cambridge.org/dictionary/english/echo
- https://www.etymonline.com/search?q=narcissist
- https://www.merriam-webster.com/dictionary/narcissist
