Spoiler Alert: Eyes Wide Shut

No Dream Ever Just a Dream

Yönetmen: Stanley Kubrick

Oyuncular: Tom Cruise, Nicole Kidman

Tür: Gerilim, Gizem, Dram

Yapım:1999

Film, New York’ta yaşayan Dr. Bill Harford’un, eşi Alice’in bir başkasıyla birlikte olmayı hayal ettiğini itiraf etmesinin ardından yaşadığı kıskançlık ve şüpheyle çıktığı tehlikeli bir geceyi konu alır. Bill, gizemli ve elit bir tarikata ait maskeli bir partiye sızar, ancak bu dünyaya adım atmasının ciddi sonuçları olur. Film, rüya ile gerçeklik arasındaki ince çizgiyi bulanıklaştıran bir atmosfer sunarak, insanların içsel arzularını, bastırılmış dürtülerini ve toplumun görünen yüzünün ardındaki karanlık sırları irdelemektedir.

Stanley Kubrick’in 4 yılda tamamladığı, çekimlerinin 400 gün sürmüş olduğu ve filmi verdikten bir hafta sonra vefat ettiği bu başyapıt, Arthur Schnitzler’in Traumnovelle (Rüya Romanı) adlı eserinden uyarlanmıştır.

Birçok tarikatın sırrını (buna Tom Cruise’un dahil olduğu Scientology de dahil) bu filmde ortaya dökerek kendini büyük ailelerin önüne atmıştır.

Tüm detaylarıyla kavranabilmesi için mutlaka 2-3 kez izlenilmesi gereken bir film. Maskeler ardındaki yaşamla “maskesiz” yaşamların ne kadar farklı ama tamamlayıcı olduğunu gözler önüne seriyor.

Mistik sahnelerinden akıl almaz sinematografisine kadar Stanley Kubrick’i görüyoruz.

Kimisi filmde sürekli içeren göndermelerden ve sembollerden sıkılabilir fakat filmin tam da anlatmak istediği konu aslında bu.

Çok basit şekilde filmde geçen birkaç sembole değinmek isterim.

Maskeli balo sahnesinde ve Bill’in gittiği birçok mekânda sütunlar dikkat çeker. Hatta evlerinde de iki tane karşılıklı sütun vardır. Filmdeki kargaşalardan ve rüyada mıyız değil miyiz sembolünü sonralara doğru sütunların çöktüğünden anlayabiliriz.

Bill’in gizli tarikatın maskeli balosuna girmek için kullandığı parola “Fidélio” Beethoven’ın aynı isimli operasına bir göndermedir. “Fidélio” kelimesi Latince “sadakat” anlamına gelir. Bu, filmde Bill ve Alice’in sadakat konusundaki sınavını temsil eder.

Alice ve Bill’in gittiği partide konuşan kadınlar, Bill’e “Where the Rainbow Ends” (Gökkuşağının Bittiği Yer) adlı bir kostüm dükkânını önerir. Dükkânın adı, masallardaki “gökkuşağının sonunda hazine bulma” fikrini çağrıştırır. Bu, Bill’in rüya gibi bir dünyaya adım attığını ve gerçekliğin giderek bulanıklaştığını gösterir.

“Ya tamam, sende abartma” dediğinizi duyuyorum ama eminim ki Stanley Kubrick hayranları ne anlatmak istediğimi anladı.

Çok sevdiğim hatta sinema dünyasına birçok tekniğe adını koydurmuş olan bu yönetmenimiz maalesef filmini beyaz perdede izleyemeden ölmüştür.Eşiyle yapılan bir röportaja göre Kubrick filmi bitirdikten sonra odasına kapanıyor ve paranoyak gibi davranıyormuş. Sürekli öleceğinden bahseden Kubrick’in eşi ne olup bittiğini pek anlamıyor ama 1 hafta sonra acı gerçekle yüzleşiyor.

Filmin seyri her seyirciye uymayabilir ama mutlaka izlenilmesi gereken bir film. Hele ki böyle zengin bir arka plana sahip olması insana “ neymiş bu ya” dedirttiriyor.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *