Women on Screen: 8 Mart Kadınlar Gününe Özel Film Önerileri

Frida (2002):

İki Oscar ödüllü bu biyografi filminde, artist Frida Kahlo’nun hayat hikayesinin yorumlanışını izliyoruz. Film, Frida’nın hayatı boyunca geçirdiği kazaları, sonuçlarında çektiği acıları ve çok da başarılı olmayan evliliğini  eserlerine dökerek onları nasıl yorumladığını anlatıyor. 20. Yüzyılın en ‘ikonik’ yüzü haline gelen bu başarılı kadın sanatçının politik düşüncelerini saklamaması, özgürce konuşması ve cinsel özgürlüğünü savunmasının derinlemesine işlendiğini görüyoruz. Hayatında üst üste gelen olumsuzlukların bile Frida’yı sanatından ayıramadığı da ele alınıyor. Bu biyografik filmin yönetmenliğini Julie Taymor üstlenirken Frida Kahlo ise Salma Hayek tarafından canlandırılıyor.

The Help (2011):

Türk sinemasına Duyguların Rengi olarak geçmiş ve bir romandan uyarlama olan bu film, beyaz bir gazetecinin iki siyahi hizmetçiyle olan ilişkisine odaklanıyor. Evlenip hayatını çocuk bakarak geçirmek istemeyen Eugenia gazeteci olmaya karar veriyor ve bir yazıya başlıyor. Afroamerikan Sivil Haklar Hareketi hakkında yazı yazacak olan Eugenia, siyahi iki hizmetçi Aibileen ve Minny’nin beyaz ailelere olan bakışlarını, geçirdikleri zorlukları ve yaşadıklarını yazmaya karar veriyor. Film, bu üç kadının dostluğu etrafında ilerlerken siyahı kadınların geçirdikleri zorlukların altını çiziyor. Bu dokunaklı hikâyenin yönetmeni Tate Taylor, başrollerde ise Emma Stone, Viola Davis, Octavia Spencer var.

Can You Feel the Beat: The Lisa Lisa Story (2025):

2025’in ilk çeyreğinde bizimle buluşacak olan biyografi filmi bize Lisa Velez’in hikayesini anlatıyor. Lisa, en iyi latin pop sanatçısı olmak uğruna cinsiyetçilik ve ırkçılık ile savaşıyor. Meme kanseri ise cabası. Kötünün onu hayallerinden ayırmasına izin vermeyen Lisa Lisa’nın biyografisi 1980’leri perdeye yansıtıyor ve onun nasıl diğer Latin pop sanatçıları için yolu açtığını anlatıyor.

13 Going on 30(2004):

Listemize “kız neşesi” olarak giren bu romantik komedimizin başrolleri Jennifer Garner ve Mark Ruffalo. Sevimli baş karakterimiz Jenna, 13. doğum gününde yaşadığı aksiliklerin üzerine bir dilek diliyor: 30 yaşında olmak. Dileği kabul olan Jenna, kendisini aniden 30 yaşında, Manhattan’da, en iyi moda dergilerinin birinde kıdemli bir pozisyonda buluyor. Hayal ettiklerinden de fazlasına sahip olan Jenna, 30 yaşındaki bedeninin içinde 13 yaşında bir çocuk olarak sıkışıp kalıyor. Yeni hayatını, 13 yaşındaki coşkulu duygularıyla nasıl kontrol edecek?

Suffragette (2015):

1912 Londra’sında geçen bu filmin başlığı, Türkçeye “Diren!” olarak çevrilmiş. Başlık aslında tek başına tüm konuyu açıklamaya yeterli. Film, 1900’lerin feminist hareketini derinlemesine işliyor. İlk feminist hareketini izlediğimiz bu filmde, genç ve çalışan bir anne, kadınların oy vermesi için eylemi destekliyor. Sadece o değil, diğer işçi sınıfı kadınlar onları aşağı iten bu sistemden yorulmuş ve başkaldırıda direniyorlar. Gizlice başlayan buluşmalar zamanla, sisteme karşı duydukları öfkeyle harlanarak kadınları izledikleri barışçıl yöntemi değiştirmeye zorluyor. Bu tarihi dram filminin yönetmenliğini Sarah Gavron, başrollerini ise Carey Mulligan, Helena Bonham Carter, Meryl Streep üstleniyor.

9 to 5 (1980):

1980’in başarılı komedi filmi, cinsiyetçi, egoist, yalancı ve ikiyüzlü patronlarıyla başa çıkan üç kadın çalışanın etrafında dönüyor. Bu yorucu patron, kadın çalışanlarını aşağılamaktan ve onların hayatını zorlaştırmaktan çok hoşlanıyor.

Patronlarının bu pisliğinden yorulan üç kadın, Violet, Judy ve Dora, onu pişman etmek için bir plan hazırlıyor. Tüm bu olanlar bir komedi filmi olarak anlatılsa da, gerçeği gizlemediği aşikar. Film yıllardır kadınlar olarak maruz kaldığımız bu ‘rutinin’ gerçek yüzünü bize gösteriyor. Yönetmenliğini Colin Higgins’in üstlendiği bu filmdeki üç kadın karakter Jane Fonda, Lily Tomlin ve Dolly Parton tarafından canlandırılıyor.

Ayrıca bir belgesel önerisi:

She’s Beautiful When She’s Angry (2014)

1966 ve 1971 arasındaki feminist hareketinin ardındaki tarihi anlatıyor. Modern feminizim için önemli adımlar atan bu güçlü kadınlar, fikirlerini “yatak odasında, işte ve hayatın her yerinde” göstererek ayaklanırlar.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *