Yeniden merhaba sevgili okur, bu ay yine İngiltere’de sık kullanılan bir deyimin tarihini öğrenmek üzere birlikteyiz. Mart sayımızda Antik Roma’ya giderek Caesar’a eşlik etmiştik. Bu defa direksiyonu 18. yüzyıl İngiltere’sine çeviriyor ve sizi bolca kurdele, keten ve… cıva ile karşılayacak bir meslek grubunun içine götürüyoruz: Şapkacılar.

Bugün İngilizcede bir kişinin tuhaf, akıl dışı veya ölçüsüz davranışlarını ifade etmek için kullanılan “mad as a hatter” deyimi, Türkçeye en yakın şekilde “zırdeli” ya da “akılsızca davranmak” şeklinde çevrilebilir. Ancak bu deyim, yalnızca abartılı davranışlara mizahi bir gönderme değil; arkasında iş cinayetlerinin, ihmalin ve kimyasal bir çöküşün acı mirası saklı.
Şimdi, hazırsanız bu deyimin köklerine inmek için zaman tünelindeki yolculuğumuza başlıyoruz.
Evet, Viktorya Dönemi’nde İngiltere sokaklarındayız. Şapka takanları görüyor musunuz? Bu dönemin modasının vazgeçilmezi olan şapkalar, sadece zarif aksesuarlar değil aynı zamanda toplumdaki statünün de sembolüydü. Dolayısıyla İngiltere’de şapkacılık yaygın bir meslekti. Ancak bu mesleğin içinde çalışanlar ciddi bir tehlike ile karşı karşıyaydı: cıvayla zehirlenme. Hadi gelin bir şapkacı dükkanını ziyaret edelim. Şapkacının tuhaf davranışlarını fark ettiniz mi? Keçeleştirme işlemi sırasında kullanılan cıva, zamanla işçilerin vücudunda birikerek sinir sistemine zarar veriyor; titremeler, halüsinasyonlar, konuşma bozuklukları ve dengesiz davranışlarla sonuçlanıyordu. Bu belirtiler o kadar yaygınlaştı ki halk arasında “şapkacı deliliği” diye adlandırılmaya başlandı. Böylece “mad as a hatter” deyimi doğdu.
Şimdi birkaç yıl daha ilerleyerek 1865’e geliyoruz. Kitapçıların raflarında “Alice Harikalar Diyarında” adlı romanı görüyoruz. Evet, bu yıl Lewis Carroll’ın romanının yayımlandığı yıl. Ardından romandaki “The Mad Hatter” yani “Çılgın Şapkacı” karakteri ile tanışarak zaman yolculuğumuzun sonuna gelmiş bulunuyoruz. Her ne kadar Carroll eserinde doğrudan “mad as a hatter” deyimini kullanmasa da dönemin kültürel izini bu karaktere işler. Böylece bu karakter, deyimin simgesi haline gelir. Gerçek ile kurgu burada iç içe geçer ve deyim edebiyat sayesinde somutlaşarak ete kemiğe bürünür.
Günümüzde “mad as a hatter” deyimi daha çok eğlenceli ya da hafif alaycı bir tonda kullanılsa da bu sözün altında yatan tarih oldukça trajik. “Mad as a hatter”, iş güvenliğinin hiçe sayıldığı bir dönemin ve unutulan işçilerin trajedisini sessizce bugüne taşıyan deyimlerden biri. Deyimlerin yalnızca süslü laflar değil, aynı zamanda toplumun hafızası olduğunu hatırlatarak bu sayımızı sonlandırıyoruz.
Bir sonraki sayımızda farklı bir deyimin hikayesinde buluşmak dileğiyle…
References:
- https://www.history.com/articles/where-did-the-phrase-mad-as-a-hatter-come-from
- https://www.medicalnewstoday.com/articles/mad-hatters-disease#symptoms
- https://people.howstuffworks.com/mad-hatter.htm
- https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC1550196/pdf/bmjcred00586-0061.pdf
- https://academic.oup.com/jvc/article-abstract/21/2/147/4095159?redirectedFrom=fulltext&login=false
- https://www.supermechachampions.tw/imgen452/victorian-hats
